
Doktora gitmek güzel şey , hele ki gittiğiniz doktor kafa açıyorsa o daha da güzel şey hakikaten , anger management filmini izleyenler bilirler, bende de o durum vardı öfkemi kontrol mekanizmam kırılalı uzun süre olmuş sinirlenmemi sağlayacak olayların vuku bulmasını aportta beklerken, güzel bi karar verdim, bir psikiyatriste gitmeliydim, ilk seansta çaktı alnımın orta yerine reçeteyi, bu ilacın bu kadar derde deva olduğunu bilseydim bu kadar beklermiydim? Hardcore beşiktaşlı ruhum bile bu ilaç sayesinde beni terketmişti, tarihi Manchester United - Beşiktaş maçını kapalı tribünden izlerken, kendi kendime yahu artık kombineyi numaralıdan alma zamanı geldi galiba diye mırıldandım, çünkü zıplamaya, bağırıp çağırmaya veya maç sonrası kısılan ses için millete dert anlatmaya takatim yoktu, keza trafikte önüme kıran arabaya korna çalmaya sen napiyosun canım benem demeye, ağız dolusu küfür etmeye olmadığı gibi, zihnimde güzel fikirler türemeye başladı, neden bu Cipralex'i şehir suyuna karıştırmıyorlar gibi, bi anda hepimiz sinirleri alınmız löp ete dönsek ya, güzel olmaz mıydı? Ben ben olmaktan çıktım mı acaba, peki ya ilacı bıraktığım zaman ne olacaktı? Onunda cevabı hazırdı aslında, bu tip antideprasan ilaçlar insanda şartlı refleks yaratmaktaymış belli bi süre sonra ilaç bırakıldığında dahi o davranış stilinin avantajları insan zihninde yer ettiğinden, kişi ilacı bıraksa bile o davranış şeklini iyi kötü korumaktaymış. Sevdim bu anlamsız huzuru..

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder